Başkanın Mesajı (Bio Güvenlik – Nisan 2014)

Kütüphane & Arşiv kategorisinde bulunmaktadır.
A- A A+

Bio Güvenlik

baskanin-mesaji

Son aylarda basılı ve görsel medyada beyaz et üretimi, satışı ve ihracatını konu alan haberler sıklıkla yer almaktadır. Bu haberler hem ülkemiz hem de bu alanda faaliyet gösteren firma ve biz etlik broiler yetiştiricileri için sevindiricidir.

Birilerinin tüm kara propagandalarına ve beyaz ette ilaç kalıntı ve hormon var şeklindeki asılsız iftiralarına rağmen onları yalanlar niteliktedir. Garip olan ise yabancıların beyaz ette rakibimiz ülkelere rağmen Türkiye menşeli ürünleri tercih etmeleridir. Ve her geçen gün beyaz et ihracı artış göstermektedir. Kaldı ki tüm gıda ürünleri gibi beyaz et ürünleri de bu ülkelere girişte çok ama çok sıkı denetime tabi tutulmaktadır. Bu denetimler en basit anlamda; ilaç kalıntısı varlığı, ürün tazeliği, soğuk zincir başarısı gibi insan sağlığını esas almaktadır. Bir başka deyişle üretim ve yetiştirme uygulamalarında gösterilen hassasiyetle öğünebiliriz.  Bu, iftiracılara ve kara propaganda yapanlara tokat gibi bir cevaptır.

12.Mart.2014 tarihli bazı gazetelerde Kanatlı Tanıtım Grubu’nun Japonya ya beyaz et ihraç edeceğiz haberi buna bir örnektir.

Ancak, biz etlik broiler yetiştiricileri bundan sonra daha da hassas olmak zorundayız. Artık disiplinli üretim üzerinde daha çok durmalıyız. Güvenilir ve sağlıklı beyaz et üretimi için yetiştirme disiplinini çok daha yüksek düzeyde uygulamalıyız. Disiplinli üretimde bize düşen görevlerden daha fazlası entegre firmalara düşmektedir. Üretim maliyetlerindeki artışlara karşılık düşük üretim bedelleri, ilk aşamada bio güvenlik tedbirlerinin ihmaline sebep olmaktadır. Bu ise üretim disiplininde zafiyete yol açmakta, sonuç olarak ta yüksek ölüm oranları ile verimsizliği arttırmaktadır. Her ne kadar ilk aşama da kaybeden etlik broiler üreticileri gibi görünse de asıl kaybeden sektör olacaktır.

Sağlıklı ve güvenilir beyaz et üretiminde sürdürülebilirlik çok önemlidir. Sürdürülebilirlik, biz etlik broiler yetiştiricilerinin verimli üretimi sayesinde gerçekleşebilir. Üretim zincirinin en önemli halkası olan bizler, yüksek ölüm oranları ve buradan kaynaklanan zararlar ile üretimlerimizi daha nereye kadar sürdürebiliriz. Zarar eden etlik broiler yetiştiriciliğine; kim bundan böyle yatırım yapar?

Üç yıla yakın zamandır yüksek ve tahrip edici ölüm oranlarına tedbir alamayan entegre firmaların acilen yeknesak- tüm entegre firmaların aynı önleyici ve tedavi edici uygulamalarını hayata geçirmeleri şarttır. Ayrıca, entegre firmaların biz etlik broiler yetiştiricilerine,  tesislerimizdeki bio güvenliği arttırıcı yatırımlar için teşvik tarzında maddi destek sağlamaları da mutlaka gereklidir.

Etlik broiler yetiştiricisi işletmelerin çok ama çok sıkı bio-güvenlik önlemlerini uygulamaları hiç olmazsa ölüm oranlarını birkaç puan aşağı çekecek bu sayede daha fazla zararı, daha aza indirmiş olacağız. Bio güvenlik disiplinini kaybeden bir yetiştirici sahadaki diğer üreticilere de kayıplar verdirmektedir. Kendimizin ihmalinin tüm yetiştiricileri etkilediğini de unutmayalım. Sahadaki viral ve bakteriyel tehditler kırmızı alarm durumundadır. Bio güvenlik önlemlerine uyulmamasının sonuçlarına hep beraber – buna entegre firmalar da dahil – katlanmak zorunda kalabiliriz. Bu durumda girişte bahsettiğimiz öğünülesi başarıları gelecekte zor göreceğiz gibi geliyor.

Saygılarımla,