Kanatlı Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar Üzerine Görüş Ve Çözüm Önerilerimiz

Genel kategorisinde bulunmaktadır.
A- A A+

Turgutlu, 31.Mart.2016

Sayı : 2016/005

Sayın, Faruk Çelik

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

Eskişehir Yolu 9. Km Lodumlu / ANKARA

Konu: Kanatlı Yetiştiriciliğinde yaşanan sorunlar üzerine görüş ve çözüm önerilerimiz

 

Sayın Bakanımız,

 

Bizler; beyaz et üretimine, fason üretim modeli ile etlik broiler ve hindi yetiştiren Manisa ili üreticilerindeniz. İş kolumuz, etlik broiler ve hindi yetiştiriciliği her ne kadar diğer hayvancılık alanlarına kıyasla daha düzenli ve kontrol altında görünse de sürdürülebilirlik ve verimli üretim açısından sıkıntılı bir durumdadır. Ancak bu hal çözümsüz değildir. Oluşturulacak ortak akıl, fedakarca  ve iyi bir çalışma ile bu sıkıntıları aşacağımıza inancımız tamdır.

 

Etlik broiler ve hindi yetiştiriciliği esas olmak üzere sorunlar ve çözüm önerilerimizle ilgili çalışmamız ektedir.

 

 

Yüksek müsaadelerinizle bilgilerinize ve değerlendirmelerinize arz etmek isteriz.

 

Saygılarımızla,

Turgutlu ve Ahmetli Kanatlı Hayvan Eti

Üreticileri Birliği

Yönetim Kurulu Başkanı

Mazlum Öztürk

 

Sayın, Bakanımız,

 

Bu çalışmamızda, ülkemizin en yüksek sayıda kanatlığı varlığına sahip ilimiz Manisa daki durumu özetlemek, ya da sayısal veriler üzerinde durmak yerine etlik broiler ve hindi yetiştiriciliğinde yaşanan sıkıntılar, çözüm üzerine düşünce ve önerilerimizi sunmak istedik.

 

Faaliyet gösterdiğimiz kanatlı eti yetiştiriciliği işkolu her ne kadar tarım ve hayvancılığın diğer alanlarına kıyasla daha organize ve düzenli olduğu sanılsa da, mevcut  işleyiş ve bugüne kadar genel temayül olarak kabul edilmiş kurallarının neden olduğu ekonomik kayıplar hem bu işkolunun paydaşlarına (entegre firmalar ve fason yetiştirici- bizler), hem de ülke ekonomisine büyük zararlar verdirmektedir. Bu beyaz et üretimi hızlı bir şekilde sürdürülebilir olmaktan ve verimli üretimden  çıkmaya başlamıştır.

 

Sorunlarımızı açık bir şekilde iş kolunun muhatabı olanlarla paylaşma teşebbüslerimiz karşılık görmemiştir. İçinde bulunduğumuz durumu, taleplerimizi ve beyaz et iş kolunun daha sağlıklı gelişmesine, verimli üretim ile hem iç piyasada hem de uluslar arası piyasalarda rekabetçi bir yapı için önerilerimizi size arz etmeyi affınıza sığınarak gerekli gördük.

 

İşkolumuz yıllarca kar eden ve entegre (civciv üreten, yem üretimi yapan ve sağlayan, kesimhanelerinde beyaz eti işleyip tüketiciye sunan) firmalar zemininde büyüme sağlayan bir alan olarak görülmüştür ve hala da öyle görülmektedir. Oysa, beyaz et için fason canlı bakım hizmeti sunan bu iş kolunun ayrılmaz parçası biz tedarikçiler için bireysel anlamda bırakın karlılığı ve büyümeyi, mevcudu koruyabilmek bile büyük bir başarıdır.

 

Bugün pek çok yetiştirici (üretici) yaptıkları yatırımları elde tutabilmek için Ziraat bankasına ve diğer bankalara tabiri caizse gırtlağa kadar borçlanmıştır. Amiyane ifadesi ile her gün “takla attıran” bir üretici mevcudiyeti söz konusudur. Bu ilişkinin diğer tarafındaki entegreler “bir fason yetiştirici batar, bir başkası gelir” düşüncesi ile mevcut durumun devamına ses çıkarmamışlardır. Ancak, yıllarca süren gerçekleri göz ardı eden bu durum, artık entegre firmaları da ciddi anlamda tehdit etmektedir. Ne yazık ki entegre firmalarda ekonomik olarak zorlanmakta, ve paryatif çözümlerle ayakta kalmaya çalışmaktadırlar.

 

Yakın geçmişte yaşanan kanatlı varlığını etkileyen olumsuz gelişmeler ve bio-güvenlik zafiyeti ile oluşan kayıplar nedeni ile bakanlık ve taşra teşkilatı konuya ciddiyet ve hassasiyetle müdahil olmaya başlamıştır. Bunu müthiş derece olumlu ve faydalı bulmaktayız. Ancak, sürdürülebilir beyaz et sektörü için geliştirilecek stratejilerin işkolunun taraflarından (entegreler, üretici-yetiştirici temsilcileri, konu ile alakalı STK) ve bilim insanlarından alınacak görüşler ile oluşturulmasının gerekliliğine inanmaktayız. Bunun en güzel örneğini 17 – 18 Eylül 2015 Ankara da gerçekleştirilen TKDK üst düzey kanatlı sektörü toplantısıdır.

 

Tarım ve hayvancılığın bütününde tıpkı sağlık alanında yapılmış olan reformun benzerine ihtiyaç olduğuna inanmaktayız. Bununda sizin önderliğinde gerçekleşeceğine inancımız tamdır. Şimdiye kadar hiçbir Tarım Bakanının göstermediği tavrı sizden görmeye başladık. Bu konuda bizlerin size inancı tamdır. Gelecek için ümitlenmiş durumdayız.

 

Sayın bakanımız, bu çalışmada bizlerin önerileri öncelik sırasına göre önce maddeler halinde daha sonrada kısa açıklamalar halinde bilgi ve değerlendirmeleriniz sunulmuştur.

 

  1. Fason Üretim Yönetmeliği,
  2. Beyaz et üzerindeki karalamalar,
  3. TKDK  IPARD  destekleri,
  4. Üretici birliklerinin ve örgütlenmelerinin yaygınlaştırılması,
  5. Veteriner hekimlerin aile hekimliği modeli ile istihdamı,
  6. Türk-Vet sisteminin kanatlı veritabanının otokontrol sistemine dönüştürülmesi,
  7. Kuş gribi ve benzer hastalıklar için sektörün zorunlu destekleyeceği bir fonun oluşturulması
  8. Hayvancılık düzenleme ve denetleme  kurulunun oluşturulması
  9. Atık ve gübre değerlendirme tesisleri,
  10. Sektördeki verimsizlik noktaları, biyogüvenlik zafiyetleri, kanatlı hastalıkları üzerine çalıştay düzenlenmesi,

 

 

  1. Öncelikle beyaz et işkolunda entegre firmalar ile yetiştiriciler arasındaki ilişkiyi bütünüyle tanımlayacak, sistemi ve işleyişi düzenleyecek olan Fason Üretim Yönetmeliği nin  zaman kaybedilmeksizin hazırlanması ve yayınlanması,

Bu yönetmeliği hazırlık çalışmalarında biz üreticilerinde görüşlerinin birlikler aracılığı ile alınması,

Bu yönetmeliğin faydası; iki taraf arasındaki ticari bir ilişkinin düzenlenmesinin ötesinde üretim disiplinini kurallar ile belirleyecektir. Halihazırdaki işleyişi ile damızlık yada saha kaynaklı ölüm ve/veya yetersiz yem kalitesi sebebi ile oluşan verimsizliğin ülke ekonomisine verdiği zararında önüne geçilecektir.

 

  1. Beyaz ette son yıllarda birim fiyatının aynı kalmasına rağmen yaşanan iç talep daralmasına

neden olan yersiz ve haksız kara propagandaların giderilmesi ve/veya önüne geçilmesi için bakanlığın önlem alması,

Biz yetiştiriciler ve entegre firmalar sağlıklı beyaz et üretimi için olabildiğince özen göstermekteyiz. Baştan sona kadar ciddi ve disiplinli bir üretim modeline sahibiz. Ama bu karalama kampanyaları ve olumsuz algılar nedeni ile milyarlarca lira tutarındaki tesis atıl kalma sürecine sürüklenmektedir.

Kaldı ki bizim üretimlerimiz bakanlığınız yetkilileri tarafından sıkıca denetlenmektedir. Bu karalamaları yapanlar konu ile ilgili bakanlık yetkililerini de bir şekilde görevini yapmamaktadır mı? Demek istiyorlar. Oysa durum hiçte onların kamuya bangır bangır bağırdıkları gibi değildir. Bizim içirdiğimiz sular dahi yılda iki sefer analiz edilmektedir.

Beyaz ete, haliyle biz üreticilere ve entegre firmalara büyük  haksızlık yapılmaktadır.

 

  1. TKDK  Ipard desteklerinde biz mevcut yetiştiricilerin sahibi olduğu kümeslerin modernizasyonunun öncelikli olması aşağıdaki nedenlerden dolayı önemlidir.
  • Mevcut üreticiler bu konuda bilgi ve beceriye sahiptir, Kanatlı yetiştiriciliği sanıldığı kadar kolay bir iş olmayıp tecrübe ve bilgi sahibi olmayı gerekli kılmaktadır.
  • Yeni kümes desteklemelerinden, konu hakkında bilgi sahibi olmayan kuyumcu, doktor , avukat, turizimci gibi varlıklı kesim yararlanmaktadır.

Eski tesis sahiplerinin yeni tesis projelerini maddi olarak 1-1,5 Milyon TL tutarında yeniden yatırım yapmaları imkanı kesinlikle yoktur. Ama, mevcutlar üzerinde 200-300 bin TL lik modernizasyon yatırımı imkan dahilindedir.

Mevcut kümeslerde modernizasyon yatırımları hibe destekleri ile;

a)      Güneş panelleri-fotovoltaik sistemler ile tesislerin enerji ihtiyacının kendisinin karşılaması.

b)      Kümeslerin ısıtma sistemlerinin daha verimli olan tabandan ve fan coil ısıtma sistemine dönüştürülmesi,

c)      Bio güvenlik için faaliyet sahasının betonlanması,

 

  • Yukarıdaki modernizasyon desteklerinde hibe desteklerinin %80, diğer konular ( çatı yenilenmesi, ekipman ilavesi, fan ve otokontrol beyin değişikliklerinde mevcut hibe oranının devam ettirilmesi,

 

  • Mevcut kümes modernizasyon desteklerinde desteklemeler için sahibinde-işletmecisinde aranan yaş sınırlamasından vazgeçilmesi. Zira verilen destek kişiden ziyade tesise olmalıdır. Halihazırda bazı başarılı ve tecrübeli üreticilerimiz bu sınırlama nedeni ile hibelerden yararlanamamaktadır.

 

 

  1. Üretici birliklerinin teşkilatlanmalarının teşviki ve üreticilerin bu birliklere üye olmaları için bakanlığın zorunluluk getirmesi, (Ziraat Odalarına üye olmaya benzer şekilde).

 

  1. Veteriner hekimlerin, sağlık bakanlığı aile hekimliği modeli benzeri bir yapılanma ile broiler ve hindi, yumurta kümesleri ile büyükbaş ve küçükbaş için hekimlik hizmeti vermesinin sağlanması Entegre firmaların saha elemanı kadroları mevcut modelde sisteme hiçbir katkısı yoktur. Veteriner hekimler büyüklük ve kapasitelerine göre birden fazla tesiste sorumlu hekim olmalıdır. Önleyici sağlık hizmeti, hastalık takibi kanatlılarda yada diğer hayvan varlığındaki gelişim/performans raporlaması, manipule edilmemiş verilerin TURK VET sistemine aktarılması ve saha analizi gibi daha verimli ve faydalı hizmetleri hayvancılığa sunabilmelidir.

 

  1. Türk-Vet sisteminin veri tabanına direk üreticinin kendisi ve / veya eğer kurulusa veteriner hekimlik modelinde görevli sorumlu veteriner hekim tarafından ölüm sayıları ve haftalık

canlı ağırlıkların düzenli olarak girilebilmesi,

Bu verilerin sonuçlarına göre;

  • Yetiştirici işletme bazında işletmenin kendisi,,
  • Yöre-lokasyon bazında o bölgedeki yetiştiriciler,
  • Entegre firma bazında yem ve kuluçka performansı,
  • Anaç damızlık bazında kanatlı gelişimi ve sağlığı,

verimlilik gözlemlerinin yapılabilir hale getirilmesi ile teknik açıdan problem kaynaklarının daha doğru teşhisi ve doğru çözümler üretebilme imkanı doğacaktır.

Bu gözlemler ile eğer problem işletmede ise, işletme kendine ve ekonomiye zarar veriyorsa düzeltilene kadar işletmeye civciv girişi durdurulur. Ya da problem damızlık kökenli ise – aynı damızlığın civcivleri farklı yerlerde, birbirinden alakasız yörelerdeki  kümeslerde aynı problemleri ve ölümleri veriyorsa, bu durumda problem o damızlıkta çözülmelidir. Takibi ise sistematik sıralı barkod numaraları ile yapılabilir.

Kanatlı sektörü bu otokontrol sistemini oluşturmadığı için son 5 yılda inanılmaz miktarlarda

ekonomik değeri tüketime sunamadan toprak altına gömmüştür. Bu bir verimsizlik örneğidir. Ne yazık ki bunun bedelini uygulanan model ile üreticiler ödemiştir, ödemeye de devam etmektedir.

 

  1. “Kuş gribi kapıya dayandı, imha edin kanatlıları. Bölgeleri karantinaya alın. Devlet ödesin imha edilen hayvanların bedelini” çözüm yolu bu değildir.

Bunun yerine kanatlı endüstrisi kendi içinde, bakanlık denetiminde bir fon oluşturur, bu fon ile bu gibi olağanüstü maliyetleri kendi sistemi içinde karşılar.

 

  1. Her ne kadar bizim konumuzu aşıyor olsa da bu konuyu teklif etmekte behis görmüyoruz.

Hayvansal Ürünler- Kırmızı et, beyaz et, süt, yumurta vb. Piyasaları Düzenleme ve Denetleme Kurulunun oluşturulması ile daha disiplinli ve düzenli sürdürülebilir hayvan varlığının temelleri oluşturulurken, bu ürünler ile ilgili piyasalarda istikrar sağlanmış olacaktır.

Bu teklifi, birliğimiz Mayıs,2014 te Manisa Tarım zirvesinde de teklif etmiş ve bildiriye kayıt ettirmiş idi.

 

  1. Atık ve Gübre değerlendirme tesislerinin birlikler ve belediyeler işbirliği ile kurulabilmesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tamamı hibe olacak şekilde destek sağlaması. Çünkü 60 günde tesislerden çıkan gübreler, işlenmeden arazilere kontrolsüz döküldüğü için arazi verimliliğini olumsuz etkilerken daha vahimi kanatlı hastalıkları ile baş edilemez bir durum ortaya çıkmaktadır.

 

  1. Sektördeki verimsizlik noktaları, biyogüvenlik zafiyetleri, kanatlı hastalıkları ve sonucunda         kanatlı varlığını tehdit eden konular ile bunların ülke ekonomisine zararları bakanlık önderliğinde tüm taraflarca tartışılması ve eylem planlarının hayata geçirilmesi,

Örneğin, damızlık kaynaklı olup, özellikle 25 nci günden 45 nci güne kadar olan yüksek ölüme, dolayısı ile yapılan tüm masrafların toprağa gömülmesi sonucu ülke ekonomisine verdiği zararlara neden olan vakaların nasıl ortadan kaldırılacağının tartışılması gibi.

 

 

Eğer yukarıda belirttiğimiz konularda çalışmalar ve düzenlemeler yapılıp gerekli önlemler alınmaz ise Beyaz et arzı bizler- yetiştiriciler açısından sürdürülebilir olmaktan çıkacaktır. Türkiye’nin her yerinde üreticiler tesislerini zararına satıp, bu işten çıkmaya çalışmaktadır. Tesislerini satıp başka bir iş yapamayacak durumda olanlar o banka, bu banka sürünmektedir. Ağırlıklı olarak Ege, Marmara ve Batı Karadeniz de yoğunlaşan, sayıları on bine yaklaşan küçük büyük üreticilerinde yapacak hiçbir şeyleri kalmamıştır. Yani bıçak kemiğe dayanmıştır.

Bizler bu oluşumun bir yerinde bulunduğumuz için entegre firmaların yem, damızlık anaç, aşı konularındaki sorunlarına vakıf değiliz. O alanlarda da problemleri yok sayamayız. Ama bizler bu konular ile ilgili fikir yürütemeyiz, önerilerde sunamayız.

Sayın bakanımız,

Buraya kadar biz söyledik, biz yazdık, talep ettik. Bundan öte talimatları verip çözümleri üretmek yada çözüm için gerekli düzenlemeleri hayata geçirmek sizlere düşer. Bizlerde bu işin çözümünde ve her aşamasında omuz vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.

En derin saygılarımızla arz ederiz.

 

 

Turgutlu ve Ahmetli Kanatlı Hayvan Eti

Üreticileri Birliği

Yönetim Kurulu adına

Başkan

 

Mazlum Öztürk