Kanatlılarda Kaliteli Su

Su, Teknik Bilgiler kategorilerinde bulunmaktadır.
A- A A+

suKanatlı hayvan üretiminde su belirli niteliklere sahip olmalıdır. Çünkü kanatlılarda yaş, cinsiyet ve türe göre değişmekle birlikte vücutlarının %55-77’si sudan oluşmaktadır. Su, kanatlı bünyesi için birçok yönden önemli bir besin kaynağı ve besin kaynaklarını aktarıcı durumundadır. Dokuların ve hücrelerin bileşiminde yer aldığından, vücutta meydana gelen reaksiyonların harekete geçtiği ortamdır. Su, vücut ısısının ayarlanmasında, gıdaların sindiriminde ve atıkların vücuttan uzaklaştırılmasında mutlaka gereklidir. Ter bezleri bulunmayan kanatlı hayvanlar, vücutlarındaki fazla ısıyı, akciğerlerle ilişkisi olan hava keseleri yolu ile suyu buharlaştırarak uzaklaştırırlar.

Tüm canlılarda önemli olan su, kanatlılarda suyun ne kadar önemli rol oynadığını maddeler halinde şöyle sıralanabilir;

  • Normal sıcaklıkta tükettikleri yemin iki katı kadar su tüketen kanatlı hayvanlarda bu değer sıcaklık stresinde normal su tüketiminin iki veya dört katına kadar ulaşır.
  • Hastalık durumunda da hayvanlarda yem tüketimi geriler. Bu durumlarda aşı, ilaç ve antibiyotik uygulamasında su taşıyıcı olarak kullanılır.
  • Sindirim sistemlerinin farklı olmasından dolayı kanatlı hayvanların sürekli olarak taze ve temiz suya gereksinimleri vardır.
  • Sindirim sistemlerinin yapısı fazla su alma kapasitesine sahip değildir. İhtiyaç duydukça alabilecekleri nitelikli suyun her zaman hazır olması gerekir. Ayrıca gerektiği miktarda ve nitelikte su, kanatlı hayvanlar tarafından alınmadığı durumlarda önce verim düşüklüğü, ilerleyen zamanlarda verimden kesilme ve tüy dökme gibi sorunlar olmaktadır.
  • Besin maddelerinin taşınmasında, emiliminde, sindirim atıklarının boşaltılmasında ve ısı regülasyonunda gerekli bir besin maddesidir.
  • Hayvanlarda en verimli büyüme, üretim ve etkili bir şekilde yemden yararlanma için yüksek kalitede suya sürekli gereksinim duyulur.
  • Yem tüketimi ile su alımı arasında sıkı bir ilişki bulunmakta olup, su tüketimi azaldıkça yem alımı da azalmaktadır.

Kaliteli içme suyu; temiz, renksiz, kokusuz, tortusuz ve zararlı maddelerden uzak olması gerekir. Bu nedenle yapılan testler önem kazanmaktadır. Suda bulunan bakteri veya mikroorganizma, mineral madde, fiziksel veya kimyasal yapıların ve taşıyıcıların varlığı, azlığı veya yokluğunu ortaya koyan testler sayesinde su kalitesi belirlenir.

Kümes Suyunda Sertlik:

Suda iki tip sertlik vardır.

  1. Geçici sertlik, magnezyum bikarbonat ve kalsiyum varlığından kaynaklıdır.
  2. Sürekli sertliğe ise kalsiyum ve magnezyum sülfat neden olmaktadır.

Sertlik, su dağıtım sisteminde tıkanmanın ana nedenidir. Sodyum ve potasyum sertlik nedeni değildir. Yumuşatıcılar sertliği giderebilir ancak toplam erimiş katı madde miktarını değiştirmez.

Üç haftalık etlik broiler civcivlere magnezyum karbonatın 100 ppm’in üstündeki alımı ya da kalsiyum ile beslendiği zaman; magnezyum yemden yararlanmayı arttırır, ancak bacak anormalliklerine neden olmuş, kalsiyumun ise benzer bir etkisi olmamıştır.

Kimyasal dengeyi bozacak kadar sert olan suların kullanılması verim düşüş nedenidir.

Kümes Suyundaki Asit ve Alkali düzeyi:

Doğal suların pH’sı 4-9 arasındadır. İçme suyunun pH sınırının 2-10 olması kanatlılarda su tüketimini etkilemektedir (Fuerst ve Kare, 1962).  Kaliteli bir suyun pH’sı 6.8-7.8 arasında olmalıdır.

  • Suyun asitliği arttıkça sindirim üzerine olumsuz etkide bulunmakta,
  • Sulama sistemini aşındırmakta,
  • En önemlisi, su ile verilen aşı ve ilaçların etkilerini azaltmaktadır.

 Kümes Suyundaki Nitrat ve Nitrit

Nitratlar (NO3)

Organik maddelerin çözünmesiyle oluşan son maddeler olarak bilinmektedir. Nitratların suda bulunması, hayvan veya insan atıkları, sanayi atıkları ya da tarımsal gübrelerle su kaynağının bulaşık olduğunu gösterir.

Nitrat eriyebilme ve toprağın geçirgen özelliği nedeniyle kaynak sularına karışabilmektedir. Nitratların zehir etkisi kanatlıların yaşlarına bağlı olarak değişir.

İlerleyen yaşlarda nitrata karşı tolerans artar.

Piliçler için 50 mg/l, hindiler için 75 mg/l’yi geçtiğinde zararlı etkiler gözlenmiştir.

Son çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre 20 mg/l düzeyinden fazla olması canlı ağırlık kazancı, yemden yararlanma ve performans üzerine olumsuz etkide bulunmaktadır. Nitrat seviyesinin 3-20 mg/l arasında olması performans üzerine olumsuz etkisi kesinlik kazanmamıştır.

Nitratın kanatlı sağlığı üzerine etkileri tam olarak belirlenmemiştir. 10 ppm nitrat nitrojen değeri insanların içme suyunda sınırın çok üstünde olmasına karşın, bu değer kanatlılar için tolere edilebilmektedir.

 Nitrit

Organik maddelerin ayrışması sırasında meydana gelen bir ara ürün olarak bilinmektedir. Nitritin nitrata göre çok az (1 mg/l) miktarı bile zehirleyici olmaktadır. Kullanılan suda nitrat ve nitrit düzeyleri standartların üzerinde ise, bunları sudan yok etmek yerine yeni bir su kaynağının araştırılması faydalı olacaktır.

Tuzlar

Suda bulunan çeşitli tuzlar kanatlı sağlığı üzerine olumsuz etkide bulunabilmektedir. Bunlardan sodyum klorit etkisi en iyi bilinendir. Sudaki miktarı arttıkça ishal etkisi ortaya çıkmakta ve vücut direnci azalmaktadır. Diğer taraftan suda bulunan tuz fazlalığı su ile yapılan tedavi amaçlı uygulamaları da olumsuz etkilemektedir. Tuz (NaCl) çözeltisinin kanatlı performans değerleri üzerine etkileri ile ilgili çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Normal miktarda tuz içeren yem ile birlikte içerisinde 4,000 ppm düzeyinde tuz içeren su; tavuklarda, hindilerde ve ördek yavrularında su kaybına neden olmaktadır. (Krista ve ark., 1961). Bunun sonucu olarak yem alımı ile büyüme hızı gerilemekte ve ölüm oranı artmaktadır.

Suda %0.56 (binde beş) oranında tuz bulunmasının büyümeyi gerilettiği gözlenmiştir.

 Kümes Suyundaki Diğer Kimyasal Maddeler

Yeme göre sudaki sodyum eriyiğinin yararlanabilirliliği daha yüksektir İçme suyunda standartların üzerinde sodyum di-üretik etkide bulunmaktadır. Hindilerde, bakırın bazı (Bakır nitrat, bakır sülfat gibi) formlarının su ile verilmesinin daha yararlanabilir olduğu bildirilmiştir.

  • Çözelti içeriğinde 7,500 ppm  ve üzeri sodyum sitrat, iyot, karbonat ve sülfat kanatlılarda ödem ve ölümlere neden olmaktadır.
  • Sodyum sülfat içeriği 12,000 ppm olan çözelti tavuklarda yumurta üretimini geriletmekte, aynı etkiyi 10,000 ppm magnezyum sülfat da vermektedir.
  • Tavuklar 1,000 ppm sodyum veya magnezyum sülfat çözeltisini tolere edilebilmektedir.
  • 4,000 ppm magnezyum sülfat yumurta üretimini %15 geriletmekte, su tüketimini azaltmaktadır.
  • Sodyum sülfatın eşdeğer konsantrasyonu yumurta üretimini %76 oranında gerilet-mekte ve su tüketimini artırmaktadır.
Bakteriler

Su çerisinde bakteri sayısının fazlalığı, bulaşık olduğunu göstermektedir.

Değerlendirmelerde;

  1. Toplam bakteri,
  2. Koli-form bakteri,
  3. Dışkı kökenli bakteri seviyeleri üzerinde durulmaktadır.

Koli-form bakterilerin suda bulunması suyun dışkı ile bulaşık olduğunun bir göstergesi kabul edilmektedir. Bulaşmanın nedenleri ise; evsel atık alanları, atık depolama alanları,  kanalizasyon ve drenaj sistemleridir. Kanalizasyonların su kaynaklarına yakın yerlerden geçmesi ve sitemde meydana gelen sızıntılar bulaşma olasılığını artırmaktadır. Evsel atık depolama ve çöp depolama alanlarında önlemler alınmadan yapılan yığıntıların oluşturduğu sıvı akışı ve bunların yağmur suları tarafından yeraltı sularına karışması bunun sebebidir.

Kanatlı Üretiminde İçme Suyu Kalitesi

Su yönetiminin kanatlı performansı ve ürün kalitesine etkilerinde verimi arttırmak suyun biyolojik ve kimyasal olarak kontrol altına alınması ile sağlanır. İçme suyuna;

  1. Filtreleme,
  2. Yumuşatma,
  3. Asitleme,
  4. Nötrleme,
  5. Dezenfekte etme,
  6. Manyetik çökertme,

uygulamaları kanatlıların performansını artırmak ve katkı maddelerinden yüksek düzeyde yararlanmalarını sağlamak amacıyla uygulanır.

İçme suyu aşı, ilaç ve diğer katkı maddelerinin kanatlı hayvanlara verilmesinde taşıyıcı olarak kullanılır. Kanatlı hayvanlar canlı ağırlığına bağlı olarak yem alımı sırasında vücut ağırlığı oranında artan su tüketme eğiliminde olduklarından ilaçların verilmesinde suyun taşıyıcı olarak kullanılması etken bir yöntemdir. Bu açıdan tüm kanatlı çiftlikleri doğru dozun kanatlılara verilmesini sağlayacak içme suyu dağıtım sistemlerine sahip olmalıdır. İçme suyuna yapılan uygulamalar ve katkı maddesi eklemeleri doğru bir şekilde yapılmalı ve sorunlara yol açabileceği unutulmamalıdır. Su dağıtım sistemleri, su yönetimi ve katkı maddeleri çevresel stresleri hafifletebilmektedir

su_dezenfeksiyonDezenfeksiyon

Yüksek seviyede bakteri içeren suların dezenfekte edildikten sonra kullanılması gerekir. Bazı dezenfektanlardan istenilen sonuç elde edilememekte veya yeter miktarda dezenfektan suya katılamadığı için kullanılan sularda bakteri bulunabilmektedir. Bu konuda tesis kurulumu için teknik desteğe ihtiyaç olabilir. Suda düşük seviyede bakteri olsa bile, kanatlılar bu suyu tüketinceye kadar, dağıtım sisteminde mikroorganizmalar hızla çoğalabilmektedir. Bu durumlarda su hatlarının belirli aralıklar ile hatta bazı durumlarda her gün dezenfeksiyonu sağlanmalıdır. Suların dezenfeksiyonu ve mikroorganizma sayısının kontrol altına alınabilmesi için klorlama ya da buna benzer diğer yöntemler (hidrojen perokit-H2O2, iyot, UV ışık, ozon) kullanılmaktadır. Suyun dezenfekte işleminin insan sağlığını etkilemeyecek biçimde yapılmalıdır. İçme suyu klorlama, iyotlama, ultraviyole ışık ve ozon uygulamalarıyla kolaylıkla dezenfekte edilebilir.

 

Kanatlılarda verim için üç önemli faktör; iklimlendirme, yem ve su çok önemlidir. Bu sebeple;

  • Su kaynağınız doğru yerde olmalıdır.
  • Suyun biyolojik ve kimyasal yapıları test yapılması suretiyle tespit edilmelidir.
  • Bu test sonuçlarına göre gerekecek dezenfeksiyon ve arıtma ünitelerinin kurulması gerekir.
  • Devamlı ve düzenli aralıklar ile sistemin değişik noktalarından test numuneleri alınıp analiz ettirilmelidir.
  • Bu amaçla kurulmuş su üniteleri düzenli bakım altında tutulmalıdır.